Hastalıklarla, bırakın doğal katil hücreleriniz savaşsın

  • Ekim 9, 2019

Hastalıklarla, bırakın doğal katil hücreleriniz savaşsın

Hastalıklarla, bırakın doğal katil hücreleriniz savaşsın

Doğal katil hücreler, bağışıklık sistemini çok özel hücreleridir. Tüm akyuvarlar gibi onlar da bakterileri, virüsleri, toksinlerin zarar verdiği yapısı bozulmuş hücreleri ve yeni kanserli hücreleri arayarak vücudumuz içinde sürekli devriye gezerler. Bağışıklık sistemimizi oluşturan diğer hücrelerin hastalık taşıyıcılarla tanışıp savaşabilmek için daha önce onlarla karşılaşmış olmaları gerekirken doğal katil hücreler harekete geçmek için önceden tanışmaya gerek görmez, bir düşman saptar saptanamaz zardan zara temas kurmaya çalışarak davetsiz misafirlerin etrafında toplanırlar. Temas kurdukları anda doğal katil hücreler bir tankın tareti gibi zehirle dolu kesecikleri olan içsel donanımlarıyla hedeflerine nişan alırlar. Bu hücreler, 2 milyara varan çok sayıda kanser hücresini bir hafta içinde öldürebilirler.

Vücudumuzun kaynakları ve hastalıklarla baş etme potansiyeli, vücudun kendi kendini iyileştirme gücü, günümüz bilimi tarafından hala sıklıkla hafife alınıyor. Hastalıkları yenme yeteneğimiz bakımından çok önemli unsurlar olan bağışıklık hücrelerimizin savaşçı ruhunu beslememiz gerekiyor. Bu hücrelerin yani hastalıklarla savaşan hücrelerin canlılıklarını uyarabilir ya da en azından onları yavaşlatmayı kesebiliriz. Birçok araştırma insanların bağışıklık hücrelerinin şu durumlarda asker gibi kıyasıya savaştığını gösteriyor; 1. kendilerine saygı gösterildiğinde yani beslendiklerinde, toksinlerden kurulduklarında,  2. komutanları soğukkanlılığını koruduğunda yani duygularına hakim olup ağırbaşlı davrandığında.

               Doğal katil hücreler de dahil olmak üzere bağışıklık hücresi etkinliği konusundaki çalışmalar, sağlıklı beslendiğimizde, çevremiz temiz olduğunda ve fiziksel etkinliğimiz yalnızca beynimizi ve ellerimizi değil tüm bedenimizi kapsadığını da, bu hücrelerin en iyi şekilde çalıştığını göstermektedir. Bağışıklık hücreleri duygularımıza karşıda duyarlıdır. Çevremizdekilerle aramızda neşe ve bağlantı duygusunun baskın olduğu duygusal durumlarda olumlu bir tepki verirler. Bağışıklık hücrelerimiz, nesnel açıdan yaşamaya değer bir hayatın hizmetinde iken sanki çok daha iyi seferber olmaktadırlar.    Akdeniz diyeti, Asya mutfağı, dinginlik, neşe, aile ve arkadaş desteği değerleri ve geçmişi ile kendini kabullenme, düzenli fiziksel egzersiz bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve kronik hastalıklara yakalanmayı önler. Geleneksel Batı diyeti, stres, öfke, depresyon, toplumdan tecrit edilme, gerçek kimliğini inkar etme, hareketsizlik, bağışıklık sistemimizin etkili bir şekilde çalışmasını engeller ve tüm kronik hastalıkları besler.

Leave a Comment