Omuz Ağrısı Tedavisi

  • Ekim 2, 2019

Omuz Ağrısı Tedavisi

Omuz Ağrısı Tedavisi

Omuz ağrıları bölgesel romatolojik hastalıklar içinde önemli bir yer kaplar. Omuz ağrısı toplumda %8-10 oranında görülmektedir. İleri yaşlarda omuz ağrısı yakınması daha fazla olup, yakınma süresi de uzun bulunmuştur.

Omuz Ağrısı Tedavisi

Rotator Manşon Lezyonları Omuz Ağrısı Tedavisi

Rotator manşon yani omuz çevresi kasların lezyonları, en yaygın omuz ağrısı nedenidir. Bu kasların kemiğe yapışma yerinde mikrobik olmayan iltihap, kısmı veya tam kat yırtıklar ağrı sebebi olabilir. Bu hastalıkların oluşmasında birçok faktör sorumlu tutulmakta olup yaşlılığa bağlı dejenerasyon, kasların kemik yapılar altında sıkışması ve kanlanmasındaki değişiklikler bunlar arasında sayılabilir.

Rotator Manşon Tendiniti (Kasın kemiğe yapışma yerinde iltihablanma)

Rotator manşon tendiniti en sık supraspinatus olarak isimlendirilen kasta görülür. Kolun tekrarlayan baş üzeri aktiviteleri ile bu bölgede kısmı kanlanma azlığına bağlı olarak meydana gelmektedir. Hastada omuzun ön ve üst kısmına lokalize künt bir ağırı yakınması bulunur.

Tedavide erken dönemde istirahat ve aktivite düzenlenmesi yapılır. Analjezik ve steroid olmayan antienflamatuvar (SOAİ) ilaçlar verilir, fizik tedavi modaliteleri uygulanabilir. Ağrının azalması ile birlikte omuz eklemi hareket açıklığını koruyan ve güçlendiren egzersiz programlarına başlanır.

Subakromiyal Sıkışma Sendromu Omuz Ağrısı Tedavisi

Subakromiyal sıkışma sendromu, yumuşak dokuların, sıkışması ve inflamasyonu ile oluşur. Subakromiyal sıkışma sendromunda, en yaygın şikâyet ağrıdır ve sıklıkla omuzun ön yüzüne lokalizedir, gece istirahatte artar. Hastalar, omuz hareketleri sırasında kas spazmı ve tutukluk hissinden yakınırlar.

Subakromiyal sıkışma sendromunun 3 evresi bulunur:

Evre 1:

Ödem Hemoraji: Sıklıkla 25 yaşın altındaki bireylerde, kolun baş üzerinde aşırı aktivitesi sonucunda gelişir. Tenis, yüzme ve fırlatma aktivitesinin yapıldığı spor tiplerinde veya kolunu sürekli horizontal planda tutarak çalışanlarda görülür. Travma sonucu supraspinatus tendonu ve subakromiyal bursada ödem ve hemoraji meydana gelir. Ağrı omuz çevresinde ve kolun yan tarafına yayılabilen künt bir ağrı şeklindedir.

Evre 2:

Fibrozis ve Tendinit: Tekrarlayan travmalar sonucunda subakromiyal bursa, supraspinatus tendonunda fibrozis ve kalınlaşma meydana gelir. 25-40 yaş grubunda sıktır, ağrı aktivite ile artar ve giderek günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilir, geceleri uykuyu bozacak kadar şiddetlenebilir.

Evre 3:

Kemik ve Tendon Lezyonları: 40 yaş üzeri bireylerde görülür. Rotator manşonda kısmi veya tam yırtık, bisipital tendon yırtığı ve kemik lezyonları oluşur. Semptomlar aktiviteyle ve gece artar. Eklem hareket kısıtlılığı ve sertlik hissi bulunur. Bu hastalarda tipik olarak ağrının yanı sıra güçsüzlük yakınması da eşlik eder.

Rotator Manşon Yırtıkları

Rotator manşon yırtıkları 3 grupta incelenir. 1) Travmatik yırtıklar, 2) Çıkıkla birlikte olan yırtıklar, 3) Subakromiyal sıkışma sendromunda oluşan yırtıklar. Rotator manşon kaslarında zayıflık saptanır. Travmatik yırtıkların oranı %5’ten azdır ve gençlerde sıklıkla akut bir travmayı takiben oluşur.

Kalsifik Tendinit

Kalsifik tendinit, rotator manşon tendonlarında oluşan multifokal kalsifikasyonla karakterize etiyolojisi bilinmeyen bir hastalıktır. Rotator manşon tendonlarında radyolojik olarak saptanan kalsifikasyon sıklığı %2,7 – 7,5 oranında bildirilmektedir. En sık supraspinatus tendonunda görülür.

Bisipital Tendon Lezyonları

Bisipital tendon, omuzun stabilitesine katkıda bulunur ve humerus başının vertikal kayma hareketini önler.

Bisipital Tendinit, bisipital oluk içinde tendonun devamlı sürtünmesi ve kronik travmaya maruz kalması ile oluşan tendon ve kılıfının inflamasyonudur. Özellikle başın üzerinde fırlatma ve vuruş yapan sporcularda görülür. Bisipital tendinitin tek başına görülmesi seyrek olup genellikle supraspinatus tendiniti, subakromiyal sıkışma sendromu veya omuz eklemi instabilitesi ile birlikte bulunur.

Hastalarda omuzun ön tarafında lokalize olan ve biseps kası boyunca yayılan ağrı yakınması bulunur.

Adeziv Kapsülit(Donuk Omuz)

Adeziv kapsülit, ağrı ile başlayan, omuz ekleminin bütün yönlere olan hareketlerinde kısıtlılığa yol açan bir sendromdur. Yumuşak doku kısalığa ve katılığına bağlı olarak hareket kısıtlılığı gelişir.

Rotator manşon yırtıkları, omuz travmaları, yumuşak doku travmaları, hareketsizlik gibi nedenlerin yanı sıra, diabetes mellitus, hipertiroidi, akciğer hastalıkları, miyokard infarktüsü, servikal omurga lezyonları serebrovasküler atak gibi hastalıklarda görülebilir. Diabetik hastalarda adeziv kapsülit insidansı %10-20 oranında, insüline bağımlı diyabetik hastalarda ise %36 oranında bildirilmektedir.

Dejeneratif Eklem Hastalığı

Glenohumenal Eklem Osteortiriti(Omuz eklemi kireçlenmesi)

Primer glenohumeral osteoartrit nadir görülür ve genellikle glenoid kavite, daha az oranda humerus başı etkilenir.

Glenohumenal osteortiritte semptomlar uzun bir dönemde yavaş yavaş başlar. Hastaların çoğunda radyografik olarak belirgin dejenerasyon saptanmasına rağmen çok az semptom olabilir. Ağrı, omuzda ve kürek kemiği bölgesinde hissedilir, eklem hareketleri ile artar. Gece istirahat ağrısı olabilir, Eklem hareketlerinde kısıtlılık oluşur.

İç Organlardan Yansıyan Ağrılar

Abdominal ve torakal organ patolojilerinde, viseral kaynaklı ağrılar boyun ve omuza yayılabilir. Pankoast tümörü gibi akciğerin üst kısmında bulunan lezyonlar, miyokard infarktüs, yemek borusunun spazmı ve iltihabı, aort anevrizması omuz ağrısına yol açabilir. Miyokard iskemisi ağrısı sıklıkla sol omuza, sol kola ve boyuna yayılır.

Uzm. Dr. Yasemin SOYTÜRK ÖZSEREN

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Leave a Comment