Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

  • Kasım 8, 2019

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Ameliyatsız Bel Fıtığı Tedavisi

Bel fıtığı tanısı olan hastaların, tedavisiyle ilgili görüş ayrıkları vardır. Uzman hekimlerin çoğu ameliyatsız tedaviyi savunurken, bir kısım uzmanlar da bel fıtığının her şekline ameliyat önermektedir. Bundan dolayı, hastaların nasıl tedavi olmaları gerektiğiyle ilgili kafaları çok karışmaktadır. Karar süreci hem hasta hem de hekim için zordur.  Ameliyata karşı ameliyat dışı tedavi yöntemleriyle ilgili yapılmış pek çok çalışma bulunmaktadır.

Yirminci yüzyılın ortalarında, sinir basısı ile birlikte olan bel fıtığı tedavisinde cerrahinin rolü ortaya koyulmuştur.

Ancak, bel ağrısı devam eden bireylerin sadece %1’i ve siyatiği olanların sadece %5 ile %17’sinde cerrahi gerekmektedir. Ardışık görüntüleme çalışmaları konusunda yapılmış çok sayıda makale, bel fıtığının doğal seyrinin kendiliğinden iyileşen durumlardan birisi olduğunu göstermektedir. Kendiliğinden olan bu iyileşmeyi açıklamak için çeşitli mekanizmalar ileri sürülmüştür. Bu çalışmaların çoğunda, en fazla azalmanın, büyüklüğü en fazla olup cerrahinin uygun olduğu düşünülen bel fıtıklarında olduğunun gözlenmesi çok önemlidir.

Cerrahi olmayan tedavilerle (manuel terapi, nöral terapi, ozon tedavisi, akupunktur, fizik tedavi, PRP vb.) yani tamamlayıcı ve alternatif tedavilerle amaç, kendiliğinden olan bu iyileşmeyi desteklemektir.

Bel fıtıklarının cerrahi dışı tedavisi ile ilgili çalışmalar hastaların büyük bir çoğunluğunun başarılı bir şekilde tedavi edilebildiğini göstermektedir. Yukarıda saydığımız tamamlayıcı ve alternatif tedaviler ile hastaların yaklaşık yüzde 90’ında iyi ve mükemmel sonuçlara ulaşılır.

Hastaya yapılacak, ameliyatsız bel fıtığı tedavisi, spesifik egzersiz eğitimini mutlaka içermelidir.

Ancak bu ifadeler, bel fıtıklarının tedavisinde cerrahinin asla düşünülmemesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Bazı klinik tablolar da erken cerrahi girişim kapsamlı cerrahi dışı rehabilitasyondan daha uygundur, hatta şarttır. Bunlar kauda ekina sendromu ve tek seviyeli sinir basısına bağlı hızlı ilerleyen motor güçsüzlüktür. İdrar kaçırma ile kauda ekina tutulumuna ait şikayetler gösteren hastaların mümkün olduğu kadar hızlı, ideal olarak hastanın şikayetinin başlangıcının ilk 24 saat içinde uygun cerrahi tedaviyi almaları zorunludur. Bu durumlarda cerrahi tedavi genellikle göreceli olarak daha az invazif bir işlem olan diskektomi olacaktır.

Bel fıtıklarından kaynaklanan durumlarda ameliyat veya ameliyat dışı tedavi kararının alınmasında nörolojik durum dışında başka konularda rol oynar. Ağrının yaşam kalitesine etkisi ve sonuçta ortaya çıkan özürlülük göz önüne alınması gereken başlıca etmenlerdendir.

Uzm. Dr. Yasemin SOYTÜRK ÖZSEREN

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

 

Son Yazılar

Leave a Comment