Soluk Yazı Dizisi 3

  • Ekim 25, 2019

Soluk Yazı Dizisi 3

Soluk Yazı Dizisi 3

Tek ihtiyacınız soluk almak

Yaşadığınız kronik stres, parasempatik sinir sisteminizi körleştirmişse ne olacak? Nefes verirken, kalbiniz yavaşlamayacak ve kalp atışlarını arasındaki süre uzamayacaktır yani HRV düşük çıkacaktır. Atışlar arasındaki bu aralıkları ölçmek için hassas monitörler kullanılır. HRV’nin yüksek olması yani nefes alırken kısa süreli atış aralıkları, nefes verirken uzun aralıklar, sempatik sisteminize karşılık onu dengeleyen güçlü bir parasempatik sisteminiz olduğuna işaret eder ve bu çok iyi bir şeydir. Bunun yerine HRV düşükse yani değişkenlik çok az ise bu durum, frene basmak da zorlanan bir parasempatik sisteme işaret eder. Stres, kaygı, depresyon ya da öfke hallerinde, kalp ritminin doğal değişkenliği zayıflar ve düzensiz ya da kaotik bir hal alır. Esenlik, şefkat, minnet duygusu gibi hallerde ya da dikkat solumaya odaklandığında bu değişkenlik artar ve tutarlı olur. Yukarıda ne demiştik nefes alırken sempatik sistem aktif, nefes verirken parasempatik sistem aktif. Bu nedenle pek çok meditasyon türünde nefes verme süresi, nefes alma suresinden uzun tutulur. Dikkatimizi nefes alıp vermemize odakladığımızda ve bazen bu odaklanma sırasında nefes verme sürenizi uzun tutarak parasempatik sisteminize egzersiz yaptırmış oluruz.

Sırtınız dik olarak rahatça oturun.

Bu konum, burun deliklerinden boğaza, oradan bronşlara, son olarak geri dönmeden önce akciğerlerin dibini inen hava akışına tam bir hareket özgürlüğü verir. Yoğun bir dikkatle, yavaşça iki derin nefes alarak gevşemeyi başlatın. Bir rahatlama, hafiflik ve esenlik duygusu göğsünüze ve omuzlarınıza yerleşecek. Bu egzersizi tekrarladıkça, soluğunuzun dikkatiniz tarafından yönlendirilmesine izin vermeyi öğreneceksiniz. Dikkatinizin, her soluk alışınıza ve verilen uzun soluğun bedenden, yavaşça, zarifçe ayrılışına sonuna kadar eşlik etmesi çok önemlidir. Ta ki ince, zor algılanabilir bir soluktan başka bir şey kalmayana dek. Sonra bir duraklama olur. Bu duraklamada gitgide daha derinlere dalmayı öğrenirsiniz. Bedeninizle en mahrem teması çoğunlukla orada kısa bir süre kaldığınızda hissedersiniz. Sonra da duraklamanın bitiminde, küçük bir kıvılcımın kendi başına parlayarak yeni bir soluma döngüsünü başlattığını fark edersiniz. Tabii ki belli bir süre sonra zihnimiz solumadan uzaklaşır dış dünyaya yönelir: ev borcu, sınav, geçmişteki endişeler ve gelecekteki yükümlülükler… Bu terapinin özü, tüm dikkatinizi o anda aklınıza gelen bu düşünceleri bir kenara itip size gerçekten ihtiyacı olan kişiye yani kendinize yani nefes alıp vermenize yoğunlaştırmaktır.
Tekrar altını çizerek belirtirsek, size huzur verecek olan tek şey, dikkatinizi verilen uzun soluğa ve ardından gelen duraklamaya yönetmektir. Günde 2 kez 10’ar dakikalığına sakinleşip soluğunuzu dinleyerek yaşamsal işlevlerinizi ehlileştirmek mümkündür.

Soluk Yazı Dizisi 3

Uzm. Dr. Yasemin SOYTÜRK ÖZSEREN

Nefes

 

 

 

Leave a Comment