Kümülatif Travma Bozuklukları

  • Kasım 4, 2019

Kümülatif Travma Bozuklukları

Kümülatif Travma Bozuklukları

Tenisçi dirseği (lateral epikondilit), golfçu dirseği (medial epikondilit), tetik parmak, omuz sıkışma sendromu, boyun ağrısı, bel ağrısı, karpal tünel sendromu gibi rahatsızlıklar kümülatif travma bozuklukları arasında sayılır.

Kümülatif travma bozuklukları, tekrarlayan aşırı kullanım bozuklukları ve tekrarlayan incinme bozuklukları gibi çeşitli şekilde isimlendirilirler.

Endüstriyel devrimin sonucu olarak, zamana karşı çalışmanın ön plana çıkması ile bu tür patolojiler artmıştır. Çalışma hızı, etkinliği ve verimliliği pek çok yerde emniyetli ve işçi dostu çalışma ortamından daha değerli tutulmaktadır. Yükselen iş hızı ve tekrarlayan işler yapıldığında el ve kollardaki kaslarda gerilim artar. Ayrıca kaslardaki gerilimin artması, tendonlar, eklemler ve sinirlerdeki biyomekanik stresi fazlalaştırır. Kümülatif travma bozukluklarının oluşumunda etkili olan diğer faktörler arasında, üretkenliği arttırmak için kullanılan teşvik primleri ve stres, depresyon gibi psikolojik faktörlerde sayılabilir.

Son yıllarda endüstriyi yeni aletler ile donatarak, işçi-memur dostu çevre oluşturmak önem kazanmaya başlamıştır.

Ergonomi, iş çevresindeki makinelerin kullanımı ve dizaynı ile ilgili bir bilimdir. Ergonomik faktörler kümülatif travma bozuklukları gelişiminde önemli bir sebeptir.  Bu nedenle kümülatif travma bozukluklarının önlenmesi ve tedavisinde ergonominin anlaşılması gerekir. İşyerin modifiye etmeksizin sadece hastanın şikayetlerini iyileştirmeye çalışmak, kümülatif travma bozukluklarının tekrarlamasında esas nedendir. Aşırı efor, tekrarlayan hareketler, biyomekanik postür, vibrasyon, ısı, lokalize temas stresi ve alet kullanımını içeren birçok faktörler, işe bağlı kümülatif travma bozukluklarına katkıda bulunur.

İşyerinde aşırı çaba, direkt veya in direkt olarak friksiyon, alet kullanımı, yerçekimi ve hareketsizlik gibi çevresel faktörlerle kombine olarak kümülatif travma bozukluklarına sebep olur.

El ile kullanılan aletlerin durumu, zayıf vücut mekaniği, güçlü aletlerin hızı, işçi ile alet arasındaki sürtünmeye bağlı olarak güç gereksinimi artabilir. Uygun olmayan ve kalitesiz eldiven kullanımı, bozulmuş duysal geri bildirim, alet ve el arasındaki sürtünmenin azalması ve gücün azalması gibi nedenler zarar verici olabilir. Yüksek güç gereksinimi, özellikle tekrarlayıcı hareketler gibi diğer işle ilgili faktörlerin de etkisiyle, kollardaki kümülatif travma bozukluğu sorumlusudur. Kümülatif travma bozukluğunun boyama, kesme, bilgisayar kullanma gibi sekreterlik işleri, marangozluk ve gıda sektöründeki aktiviteler ile arttığı bilinir.

Tekrarlamalar, sıklıkla kol ve elde kümülatif travma bozukluğuna yol açar.

Tekrarlama aynı kas ve eklemlerin yineleyen hareketini gerektiren durumlar veya iş gereği uzamış postür olarak tanımlanır. Yumuşak doku fonksiyonundaki zorlamalar, kol ve el tendonlarında yangıya, bu da ağrı veya hareket kısıtlılığına yol açabilir. Sinir basısı nedeni ile, etkilenen sinir dağılımı boyunca güçsüzlük, duyu bozukluğu ve ağrı oluşabilir. Kas kontraksiyonu yani kasın kasılı olduğu sure boyunca lokal kan akımı %40 azalır, bölgenin oksijen desteği hızla düşer, bu da kas yorgunluğuna ve ağrıya neden olur.
En azından saat başı 5 dakika ara vermek, tekrarlayan kavrama hareketlerinden sakınmak, bazı döndürme gerektiren görevleri yapmak için alet kullanmak iş yerinde yapılacak değişikliklerdir. Bilgisayarlı iş ortamında her 40 dakikada bir verilen küçük aralar, el bilek, boyun ve beldeki ağrıyı azaltır.

İş yerindeki ısı düşüklüğü kümülatif travma bozukluğunu tetikleyebilir.

Isının 20 derecenin altında olmasının dokunma duyusunu, el becerisini ve dolaşımı yavaşlattığı bilinir. Normal ısıda çalışanlar, çekiç sapını kavramak için her iki buçuk santimlik harekete yaklaşık 2 kilogram basınç kullanmaktadır. Soğuk çevrede çalışanlar ise aynı işi tamamlamak için 8 kiloluk bir güç kullanmak durumundadır. Eller, eldiven kullanarak soğuktan korunmalıdır.

Kümülatif Travma Bozuklukları

Uzm. Dr. Yasemin SOYTÜRK ÖZSEREN

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Leave a Comment